Tek gözü ile serin sularda yüzüyor tek gözünün gördüğü balığı yakalıyor derinliklere dalarak. Görmeyen gözünün görmedikleri akıp gidiyordu gören gözünün kıyısından.
KÖR KARABATAGIN HİKÂYESİ
Tek gözü ile serin sularda yüzüyor tek gözünün gördüÄŸü balığı yakalıyor derinliklere dalarak. Görmeyen gözünün görmedikleri akıp gidiyordu gören gözünün kıyısından.
Tüy dökme zamanlarında yaratıcısına o kadar yalvarıyordu ki beyaz tüyler istiyordu siyah tüylerinin yerine, beyazlaÅŸtığı zaman martılar arkadaÅŸlığını kabul görecekti,
Zaten karabatak sürüsü kör karabatağı aforoz etmiÅŸti.
Dalga kıranda güneÅŸlenirken tek başına gelip gecen vapurlar ona korna çalmıyorlardı karabatağın karalığını görmüyorlardı gelip giden vapurlar. Martılar vapurların kıçında dolaşırken bir lokma simit için, imrenerek bakıyor karabatak tek gözüyle, bazı martılar ise bulutların içinde sekiz çiziyorlardı karabatak imreniyordu, karabatağın günleri böyle yitip gidiyordu.
Bir gün gene dalgakıranda güneÅŸlenirken birden görmeyen gözünün gördüÄŸünü fark ediyor o sevinçle kendini gökyüzünün koynuna salıyor kara tüyleriyle o kadar uzaklara, yükseklere uçuyor ki bulutlara deÄŸiyor kanatları kendini martı Jonathan sanıyor , (ah birde kara tüyleri beyaz olsaydı tam jonathana benzeyecek ) Jonathan ile ortak noktaları vardı. Jonathantında sürüden aforoz edilmiÅŸti. Jonathan gibi takla atmayı öÄŸreniyor, gökyüzünde takla atarak denizin en derinliklerine vuruyor kendini deniz altını keÅŸfe çıkıyor. İrili ufaklı balıkları, denizatlarını görüyor, tekrar gökyüzünün kollarına çıkıyor, gökyüzünde sekiz çizerek uçuyor o kadar sevinçli ki içinden bağırmak geliyor.
GüneÅŸ dalgakıranın taÅŸlarını o kadar sıcak yapıyor ki konan martılar ve diÄŸer kuÅŸlar konar konmaz mayışmaya baÅŸlıyor ve oracık da düÅŸlere dalıyor büyük ihtimal ile
Bazı martılar karabatağı öldü sanıyorlar ölü gibi yatıyor karabatak ve martılardan biri dayanamıyor karabataÄŸa yanaşıyor karabatağın kanatları iki yana açılmış. Görenler kesin bu ölmüÅŸtür der meraklı bir martı karabatağın kanatlarına dokunuyor ve birden bire karabatak irkiliyor. O zaman anlıyor karabatak bulutlara çıkmamış denizi keÅŸfetmemiÅŸ bunlar karabatağın gördüÄŸü düÅŸlerdi düÅŸlerinde uçuyor düÅŸlerinde takla atıyor ve düÅŸlerinde kendini Jonathana benzetiyor ve fark ediyor ki diÄŸer gözü hala görmüyor, görmediÄŸi gözünün görmedikleri gören gözünün kıyısında akıp gidiyor hayatın koynuna karabatak eski karabataktı içerleniyor haline karabatak aÄŸlıyor gelip gecen vapurlar karabatağı görmüyor karabatak aÄŸlıyor kör bir karabatağın hikâyesi böyle bitiyor.
29 Kasım 02.21 Perşembe DERVİŞAN