Sokak in cin içindeki nefret döllerini sokağın kaldırımlarına döküyorsun ve yaban çiçekleri açıyor kaldırım kenarlarında, kaldırım dipleri yosun yeşili yönünü bulmaya çalışıyorsun
Isısız sokağın başında duruyorsun, sokağın içinde saÄŸlı, sollu sokak lambaları nöbete durmuÅŸ.
Sokak in cin içindeki nefret döllerini sokağın kaldırımlarına döküyorsun ve yaban çiçekleri açıyor kaldırım kenarlarında, kaldırım dipleri yosun yeÅŸili yönünü bulmaya çalışıyorsun.
Bir yaÅŸlı baykuÅŸ bir binanın çatısına pineklemiÅŸ kiralık katil misali gözlerini sana dikmiÅŸ, kanatlarını kaldırıp sana niÅŸan alıyor, için ürperiyor, korkuyorsun.
SokaÄŸa bakıyorsun, gün içindeki yaÅŸanmışlığı düÅŸünüyorsun ama ÅŸu an sokak in cin, için üÅŸüyor. İçindeki nefret kimselerin olmadığı bu saatlerde insan sureti alıyor ve sen konuÅŸmaya baÅŸlıyorsun içindeki nefretinle. Nefretini kusuyorsun sokağın içine kaldırımlarda yaban çiçekleri açıyor. YaÅŸlı baykuÅŸ hala yerinde durup seni izliyor, kanatlarını kaldırıp niÅŸan alıyor.
YaÅŸlı baykuÅŸ karanlığa kanat çırpıyor, sense yüzükoyun yere kapaklanıyorsun. YaÅŸlı baykuÅŸ yerinde yok, sen yoksun sokak bomboÅŸ, kaldırımlarda yaban çiçekleri kaldırım dipleri yosun yeÅŸili.
5 Temmuz 2010
Göteborg