RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,936
Foto Galeri
Video Galeri
Radyo Türkü

İsaköyü

İsaköyü
01 Ağustos 2010, Pazar 17:02:25
Arguvan Bilgi
0 Yorum
954 Okunma
Yorum yapmak için tıklayınız!
Arguvan ilçesine bağlı İsaköyü hakkında, kültürel, ekonomi, coğrafi ve yaşamı hakkındaki bilgiler
Dogusunda Yazibasi, batisinda Asagi Sülmenli, Güneyinde Karababa, güneydogusunda Morhamam, Kuzeyinde Karahöyük, Kuzeydogusu Misedi, Kuzeybatisi Arguvan Merkez ve Dolayli Mahalleleriyle çevrili yamaca kurulu olan köyün topraklari güneye 20 km. kuzeye 5 km dogusuna ve batisina yaklasik 5`er km uzanmakta olup Malatya`ya 70 km`dir. Köyden Malatya Ovasini, Firat Nehri üzerine kurulu Karakaya Baraj Gölünü izlemek mümkün. Isaköy Köyünün üç tarafini çevreleyen yamaçtan dolayi yörenin ünlü rüzgâri poyrazi almaz.

Keban ve Karakaya Barajlarinin yapimindan sonra köye kar çok az veya yagmaz oldu. Kar tutmamasi, yagislarin az olmasindan su sikintisi yasanmaktadir. Yeterli suya kavusmasi 70.000 dekar (dönüm) arazide sulu tarim yapabilmeleri köylünün en büyük özlemidir. Devlet tarafindan 1985 yilinda köyün 2 km güneyine yapilan yaklasik 550 dönüm alani kaplayan 17 m yüksekligindeki gölete; su, köyün 5 km dogusundaki Aliaga Çayindan kanalla gelmektedir.

Kanalin geçtigi yerden tarlalar ve bahçeler azda olsa faydalanmaktadir. Çaydaki su azligindan Haziran ve Eylül aylari arasinda kanal su verilmemektedir. Gölet çukurunda iki yöndeki kanallarla yaklasik 5500 dönüm topragi sulamak düsünülmüsse de tali kanallar yapilamamasindan dolayi çok az arazi sulanmaktadir. Ilkbahar aylarinin yagissiz veya az yagisli geçmesi köyde bugday ekimini yok denecek kadar azaltmistir. Köylü geçimini arpa, kayisi az da olsa hayvancilikla saglamaktadir. Köyde, tarim en gelismis sekliyle modern araçlarla yapilmaktadir.

Köyün ulasim sorunu yok, Malatya ve Arguvan yolu asfalttir. Köyde doktorsuz saglik ocagi, ilkokul, ortaokul, P.T.T. binasi, tarim Kredi Kooperatifi, köy odasi, tohum temizleme binasi bulunmaktadir. Ortaokulu, iki katli P.T.T. binasini ve iki katli Köy odasini köylü kendi imkanlariyla yaptirmistir. 1977` de yapilan su deposundan köyün merkezindeki evler faydalanirken telefon hizmetinden köyün ve bahçe evlerinin hepsi faydalanmaktadir. 1984 yilinda elektrikle birlikte bütün elektrikli ev aletleri vs. hemen her eve girmistir. Kullanilan sularin sokaklara akmasi insan sagligini tehdit etmesinden dolayi kanalizasyon sorunu en ciddi problemdi yakin zamanda bu sorun da çözülmüstür. Daha önceleri 300–350 hane olan köy 1970`den sonra bütün ülkede yasanan köyden kente göç olayindan etkilenmistir. Basta Istanbul ve diger büyük kentlerin yani sira Almanya`ya isçi olarak gidenlerin sayisi da 50-60 aileyi bulmaktadir.

Istanbulda 140–150 hane Isaköylü ikamet etmektedir. Köyde yasayan nüfus yaklasik 600 civarinda olup yaz aylarinda özellikle Malatya`da oturanlarin gitmesiyle önemli artis gösterir. Eskiden Çay ve Karakaya olan mezralarina, simdi Esitge ve Sadik Bey ( Güvercinlik ) gibi kisin da oturulan mezra özelligi tasiyan yeni yerlesim birimleri eklenmistir. Isaköy Köyü`nün tarihi ve olusumu arastirmalara göre genelde ( Bunlar Rivayet ) 7 yerlesim yerinin biraraya gelmesi ile olusmustur. Sairlerimizin disinda genis arastirma olmadigindan köy hakkindaki bilgiler eksik olabilir. Höyük hakkinda çok sey söylenmesine ragmen hiçbir arastirma ve kazi yapilmamistir.

1947 yilinda Saritas mevkiinde yapilan kazilarda çanak ve küpler bulunmus, bunlarin Etiler dönemine ait olduiu söylemiyle kalmistir. Mezarlarin doguya dogru olmasindan dolayi Ermenilere ait oldugu sanilmaktadir. ISAKÖY; Kavaklar, Ermeniler, Karamollalar, Avsarlar, Beyler ve Miçiler kabilelerinin yerlesimi ile olusmustur. Birçok kültürün biraraya gelerek kültür mozaigi haline dönüstügü Isaköy`ünde bunun etkisini Dervis Mehmet`e ( Dervis Muhammet ) Âsiki ve Sah Sultan`da görürüz. Hepsinin içi insan sevgisiyle doludur, yalana ve zulme karsi mücadele ettiklerini görmek mümkündür.

Kavaklar`dan Dervis Ali için Isaköyü`nün kurucusu demek yanlis olmaz. Ricvan Viransehirden gelen Beyler kabilesinin saldirilarini, zulümlerini karsilayan Dervis Ali`dir. Bilgi ve becerisi ile diser kabileleri bir araya getirmeyi basarir. Dervis Ali`nin dogum ve ölüm tarihi belli degildir. Tarih olarak 1200`lü yillarin sonu ile 1300`lü yillarinin ortalarinda yasadigi sanilmaktadir.

Isaköy Köyünün Olusumu:

HÖYÜK

ISAKÖY`üne 4 km uzaklikta Malatya, Arguvan yolu ile Kisla Çayi arasindadir. Burada düz arazi üzerinde ki Höyük yigma tepe seklindedir. Höyük ve Saritas Isaköy`ünü olusturan Ermenilerin yerlesim yerleridir. Ermeniler; bugünkü Isaköy`ünün bulundugu yeri, hayvanlarinin kisi geçirmeleri için seçmislerdir. Kiraç ve sert zemin olmasi tercih nedenlerindendir. Önceleri agil olarak kullandiklari bu yamaca sonralari kendileri de yerleserek köyü kurmuslardir. Orta mahalle ilk yerlesim alanidir. Bugünkü köy meydaninda bulunan çesmenin yan tarafina kilise yapmislardir. Köy meydaninin bulunduiu yerleri de mezarlik alani seçmisler. Ermenilerin Isa Peygamber`e inanmalarindan dolayi diger köylüler tarafindan Isalilar, Isacilar adlari verilmistir. Yöre sivesiyle isalilara Esililer Köyü denmis, sonradan Isaköy adini almistir. Isaköy köyünün bin yil önceden kuruldugu sanilmaktadir.

VAYIS ÖREN - KAVAKLAR

Isaköy`ünün güneybatisinda Kisla Çayi üzerinde bulunur. Köye uzakligi 2 km mesafededir. VAYIS ÖREN; Kavaklar kabilesinin bir kisminin yasadigi yerlesim yerlerinden biridir. Höyükten sonra kurulan yerlesim yeridir. Kavaklar daginik olarak yasadiklarindan Kisla Köyü`nde de Kavaklar kabilesinden olanlar yasamaktadir. Kavaklar; Beyler Çagilli`ya gelene kadar VAYIS ÖREN`de yasamislardir. Kavaklar yöreye ilk gelen kabilelerden biridir.

KISLA KÖYÜ - KAVAKLAR ve DERVIS ALi

Buraya Dervis Ali`nin köyü de denir. Isaköy`ünün batisinda, Arguvan yolu üzerindedir. Köye uzakligi bin metredir. Dervis Ali Kavaklar kabilesinin yetistirdigi yigitlerden biridir. Haksizliklara ve kötülüklere karsidir. Halki ile arasi iyi, bilgili bir dervistir. Sadece Kavaklar kabilesinde desil, çevredeki kabileler üzerinde de etkinligi vardir. Beyler`in zulümlerinden kaçan Vayis Ören halki da Kisla Köyü`ne siginir. Dervis Ali; beylerin zulmünden korkan tüm kabilelerin önderidir. Kabilelerin birlikte olmasini saglayip Isaköy`ün kurulmasana öncülük etmistir. Sonrada beyler ile mücadeleyi baslar. Saldirilara karsi koyar, toplumsal yasamlari olmayan Beyler`e toplumsal iliski kazandirmak için çaba harcamistir. Beyler`in Alevi olmasinda etkili olmustur. Kisla Köyünde Dervis Ali anisina dikilmis bir tane dut agaci vardir. Çapi 2 metre kadar olup çevresi de 8 metre civarindadir. Gövde içi bos olan dut agaci yasamini uzun yillardan beri sürdürür. Kavaklar da Isaköy`üne yerlesmislerdir.

ESKI ÖREN - KARAMOLLALAR

Karamollalar Kerkük Türkmenlerinden olup, Kerkük`ten gelip Tunceli`nin Çemisgezek ilçesine yerlesirler. Geçimlerini kalbur yapip satarak saglarlar, gezgincidirler, gezginci olmalarindan dolayi gelip Eski Ören`e yerlesirler. Eski Ören`in bugünkü adi Eriski`dir. Isaköy`ünün dört km dogusundadir. Karamollalar Alevidirler. Adlarindan anlasildigi gibi Mollalik Alevilerde bir din ünvanidir. Karamollaogullari da denmektedir. Eski Ören`de yasayan halk da Isaköy`üne gelip yerlesirler ve Karahidirlar adini alirlar. Karahidir halkinin kalbur yapan aletlerini yakin zamana kadar koruduklari söylenmektedir.

TELLI ÖREN - AVSARLAR

Isaköy`ünün 3 km dogusunda, bugünkü adi ile Çakmakli Kol yanindadir. Avsarlarin Kars`tan gelip Telli Ören`e yerlestikleri söylenir. Telli çalgilar yapip satmalarindan dolayi yerlestikleri yerde Telli Ören adini almistir. Bilgili insanlari çoktur. Bu halka Avsarogullari da denir. Avsarlar Alevidir. Kul Mustafa Avsarlarin sairlerinden biridir. Kavaklarla iyi iliski içindedirler.
- Kul Mustafa bunu söyledi,
- Yakti cigerini kebap eyledi,
- Hüseyin`e gitmeye niyet eyledi,
- Gönül kalk gidelim Hüseyin`e dogru.

ÇAGILLI - BEYLER

Kimilerine göre Diyarbakir Ricvan`dan kimilerine göre de Urfa Viransehir`den gelmislerdir. Gelis tarihleri 1200 yillarin sonlari ile 1300 yillari ortasinda geldikleri sanilmaktadir. Kisla Çayi üzerinde Çasalli denilen yere yerlesmisler ( Çadir açip ) Beylerin yerlesim yerleri Kavaklarin yasadigi Vayis Ören`e yakin yerdedir. Beyler yerlesim yerlerinin tek Sünni kabilesidir. Beyler Çasilli`ya yerlestikten sonra çevredeki halkla iyi iliskiler içinde degillerdir. Toplumsal iliskileri de olmayan Beyler öncelikle Vayis Ören`de yasayan Kavaklar`a saldirirlar ve Vayis Ören`den kovulan Kavaklar Kisla Köyü`ne siginirlar. Kavaklari kovan Beyler Vayis Ören`e de yerlesirler. Bu verimli topraklarda Beyler oturmaktadir. Beyler Kavaklar`dan sonra Höyük ve Saritas`ta yasayan Ermenilere de saldirirlar. Beylere karsi koyamayan Ermeniler; daha önceleri Isaköy`üne gelmis olan kabilelerinin yanina yerlesirler. Beyler toplumsal huzuru bozarlar. Kendilerinden inanç olarak da ayri olan Ermeni ve Kavaklar`a baskilarini sürdürürler. Ermenilerin çogunlugu Beylerin saldirilarina dayanamayip Isaköy`ünü de terk ederler. ISAKÖY`üne Ermeniler yerine Beyler gelirler. Kiliseyi Camiye çevirirler. Alevi olan Kavaklarla da aralari iyi degildir. Eskiden Cami olan yer su anda köy meydanidir.

EŞİTKE - MIÇILER (iNCESU)

Isaköy`ü yöresine son gelen kabilelerden biridir. Arapkir - Kemaliye arasinda bulunan ASUKGA`dan gelip Isaköy`ünün kuzey dogusunda 4 km uzakliktaki Asukga`ya yerlesirler. Harabeleri hala vardir. Bu kabile geldikleri yer adi ile anilir. Asukga adi zaman içinde Esikge olur. Asukga`lilar Gürgöç`e (Gürgüsler) daha sonralari yerlesmislerdir. Asukgalilar çay kenarina ilk zamanlar sürülerini kisi geçirmesi için birakirlar. Zamanla da kendileri de gelip Gürgöç`e yerlesmislerdir. Asukga`dan gelen kabilenin bir tarafi Hekimhan Çelik Pinar`a giderler. Çelik Pinar`daki kabileler ile Miçilerin kabile baslari oldugu söylenmekte. Miçilerin Görgüs`e yerlesmesini Gürgüsler istemezler. Gürgüsler Miçilere baski uygular. Micilerin uzlasma çabalari sonuç vermez ve Gürgöç`ü terk eden Miçiler Isaköy`üne giderek, yukari mahalleye yerlesmislerdir. Asukgalilarin adi günümüzde Miçiler`dir.
Isaköy`deki Tarihi ve Özel Yerler:

ACI KUYU

Köyün güneydogusunda 2 km uzakliktaki Acikuyu 30-40 yil öncesine kadar köylülerin kalabalik olarak gidip çamasirlarini yikadiklari, yikandiklari yerdir. Sodali suyu ile hala varligini sürdürmekte, yeniden onarilmisligi ile de çobanlara hizmet vermekte.

GANI BABA - NESIMY DEDE (TIFILIM DEDE) TEKKESI

Divrigi ilçesinin Anzahar Köyündendir. Gani Baba, oglu Ahmet`i okumasi için Isaköy`üne tanidiklarinin yanina gönderir. Ahmet`e bakmasi için yasli babaanne de beraber gelir. Kisin hastalanan Ahmet çocuk yasta ölür. Arkasindan da torun acisina dayanamayan Fatos adindaki babaanne de ölür. Köyün girisindeki tepede bulunan Nesimi Dede Tekkesi içine Ahmet ve Fatos Ana gömülürler. Nesimi Dede; Gani Baba ile yol arkadasidirlar. Ayni sülaleden olduklari için de halk bu tekkeye Gani Baba demektedir. Halk arasinda Gani Baba`nin çocuk oldugu söylenmektedir. Diger görüsler ise Gani Baba Tekkesinin Anzahar`da oldugu, Isaköyü`ndeki tekkenin ise Nesimi Dede Tekkesi oldugu dogrultusundadir.

DIVANE

Köyün batisinda bulunan tepe üzerindedir. Çok saf, temiz olan kiza saf oldugundan divane denilmektedir. Adi bilinmemekte, öldügünde bugünkü tekkesinin bulundugu tepeye gömülür, sonradan tekke haline getirilir. Divane tekkesi içinde; Miçiler kabilesinden Bekir Efendi`nin de mezari bulunmaktadir. Kabileler arasindaki düsmanliklardan dolayi ölü mezardan çikarilmasin diye Bekir Efendi Divane Tekkesi içine gömülmüstür.

KEMER (KUBBE)

Beylerin kendi önderleri için yaptirdiklari anit mezarlardir. Köyün batisinda Sülmenli yolu ile Gani Baba Tekkesi arasinda iki yerde anit mezarlar vardir. Bunlardan bir tanesi tek kemer seklindedir. Digeri ise dörtlü kemer seklindedir olup kemerde kullanilan taslar Agin ve Arapkir`den getirilmistir. Yapimda Ermeni ustalar çalistirmislardir. Halk bu yapinin degerini koruyamamis, bazi kisiler bu güzel anittan taslar götürerek kendi evlerinde köse tasi olarak kullanmislardir. Kemerler kendi haline birakilmis durumda da olsa, bir taraflari sökülüp götürülse de, bir yapi saheseri olarak duruyor. Insanlarin korumasini bekliyor.

Isaköy Halk sairleri
Dervis Mehmet ( Dervis Muhammet ), Asiki ve sah Sultan Halk siiri geleneginin en canli yasadigi yörelerden biri de Malatya ili Arguvan yöresidir. Arguvan yöresinde yetisen halk sairlerinin ortak yönlerinden biri saz ve eda birligidir. Yörenin bütün halk sairleri desislerinde Arguvan agzi dedigimiz bir söyleyis özelligine sahiptir. Bu yörede saz ön planda gelir. Sazsiz asik asiktan sayilmaz.

Dervis Mehmet (Dervis Muhammet) 1755-1825

Sazi ve sözü hâlâ dilden dile yasayan yörenin en eski halk sairi Isaköy`den Dervis Mehmet`tir.( Dervis Muhammet ). Dervis Mehmet Arguvan`in Isaköyü`nde 1755`te dünyaya gelmistir. Babasinin adi Hüseyin olup Kerkük Türklerindendir. Dervis Mehmet gençlik yillarinda bir süre Kirsehir ve Hacibektas`ta kalmis, bu arada Kerbela ve Mekke`yi ziyaret etmistir, Arguvan Isaköy`ünde evlendikten sonra yerlesip kalmistir. Dervis Mehmet küçük yasta saz çalmaya baslamis, sazi ve sözü ile genç yasta büyük üne ulasmistir. Siirleri Malatya çevresinde agizdan agiza geçerek okunmaktadir.

"su fani dünyaya geldim geleli
Çok agir bahalar biçildi bize"

gibi söyleyislerinde kendi deserini ortaya koyan Dervis Mehmet:

"Dibi delik kaba askin suyunu
tasiyip yorulma dolduramazsin"
ve
"Degirmene gitse çuvali bostur
Hakk`i diler isen yâre gel yâre"
ile
"Nefes harc eyleyip salma araya
Bir özün bilmeze bildiremezsin
Alici olmadan gelip geçene
Gel al demek ile aldiramazsin"

gibi deyislerinin yani sira çevresine yaptigi uyarlamalarla bir yol büyügü sayilmistir. Dervis Mehmet` in siirleri yasadigi çagin damgasini tasimakta olup bir dönemin aynasi gibidir. Ona göre dünya mali gelip geçici olup Tanri sevgisi her seyin üstündedir. Sazi ve sözü ile Asiki ve Sah Sultan gibi çok ünlü iki âsigi etkilemis, onlara ustalik etmistir. Haksizliga ve kötülüklere karsi olusu nedeni ile Isaköy` ünün ileri gelenleri ile arasi açildigi için köyünü terk edip Arguvan`in Karahöyük köyü`ne göç etmis, daha sonra Sivas ili Divrigi ilçesi Anzahar (Kevendüzü) Köyü`ne giderek yerlesmistir. 1825` te bu köyde Vefat etmistir.

ÂSIKI (1763 - 1821)

Arguvan yöresinin bilinen en eski halk sairlerinden biri de Asiki `dir. Asil adi Ahmet olan Asiki Arguvan ilçesinin Isaköy`ünde 1763`te dünyaya gelmistir. Yörede "Baba Musa" olarak da taninan "Kavaklar" kabilesinden Musa`nin ogludur. Asiki kendinden 10 yas büyük olan yörenin en usta âsigi Dervis Mehmet` e çiraklik etmis, saz ve sözdeki ustalisina Dervis Mehmet sayesinde ulasmistir. "Asiki" mahlasini da Dervis Mehmet` in ;

" Asktir anamiz atamiz
Asktir ceddimiz ötemiz
Asktan geliyor gidamiz
Yanariz büryan oluruz"

Biçimindeki siirin etkisi ile almistir. Pek çok halk sairi gibi Asiki de elinde sazi, dilinde sözü köyden köye, sehirden sehire dolasmis, gezgin bir hayat sürmüstür.

"Günde günde bakar iken yüzüne
Hasret kaldim ayaginin tozuna
Düstüm gidecegim yolda izine
Yüzümü sürdügüm yollar elveda ",

"Ayrilik atesi bagrimi delip
Cigerim kanini içmeden gel gel"
ve
"Asiki der haber ver Sultanima
Hasretligi kâr eyledi canima "

gibi deyislerinden de anlasilacagi gibi uzun süre memleketinden ve sevdiklerinden uzak kalmistir. Asiki ugradigi her yerde bir iz birakmis, sazi ve sözü ile gönüllere su serpmis, dost meclislerinin aranan simasi olmustur. Siirlerindeki lirik duygular, deyislerindeki ahlâki, hikmetli ve nasihat yüklü sözleri, bu gün bile zevkle okunan bir kaç halk sairi arasinda sayilmasina yetmektedir.

"Ben güzelim diye yüksekten uçma
Indirirler seni el yaman olur "
ve
"Gerçek asik dünya için düsünmez
Arif olan azarlanip sövülmez
El sofrasinda adam övünmez
Yigit kendi hanesinde er gerek "
ve
"Özün engine indir yüce uçma
Enginlerde biten ayva nar olur
Tekebbürlük edip yolundan azma
Iblis`e uyanin isi zor olur."

Deyislerinde ögütü;

"Ey sofu nefsini sen ki bilmedin
Vücudun sehrinde sah` y bilmezsin "
ve
"Aldanma hiç su dünyanin haline
Bakma kulun yahsi yaman haline
Bagbansiz bahçenin gonca gülüne
Elini uzatma gülden ayiptir "

Deyisinde elestiriyi;
"Akçadag`in sabah esen yelleri
Hasretin çektigim yârdan haber ver"
deyisinde ayriligi ustaca dile getirmistir. Sah Sultan` la olan asklari yörede halk hikayesi biçiminde anlatilan Asiki, Isaköy`ünden ayrilip Kayserinin Felahiye ilçesine bagli Acirli Köyü`ne yerlesmis ve bu köyde 1821` de vefat etmistir.

SAH SULTAN (1755 - 1845)
Malatya`nin bilinen en eski kadin halk sairi Sah Sultan`dir. Sah Sultan da Dervis Mehmet ve Asiki gibi Arguvan`in Isaköy`ünde 1755`te dünyaya gelmistir. Yörede "Babo Ahmet" olarak bilinen yoksul bir köylünün kizidir. Sah Sultan` in ustasi yörenin en eski âsiklarindan olan Dervis Mehmet` tir.Usta çirak gelenegine uyup ustasinin yolunda gidip;

"Dinlen size bir nasihat edeyim
Ahiretin tedarikin etmeli
Dagina yollara çöker karanlik
Buradayken bir menzile ermeli"

Biçimindeki söyleyisleri ile Dervis Mehmet gibi hikmet ve nasihat agirlikli siirleriyle taninmistir.
Dervis Mehmet` in;
"Hak bizi asktan uyardi
Hak nuru ile boyadi"

Biçimindeki söyleyislerinin etkisi altinda yetisen ayni köyden iki halk sairi Asiki ve Sah Sultan düsünüste, inanista, yasam tarzinda ve sürekli bir arada oluslari nedeniyle birbirine gönül baslamis, duygularini gizlemeden sazlarinin teline dökmüslerdir.
Asiki ; "Kirpiklerin oktur ay kasin keman Ben seni severim yok bunda güman "
"Asli gibi güzelligin ad ettin
Kerem gibi cigerimi od ettin "

Deyisi ile ;
"Melek midir nedir aslin bilinmez
Güzeller içinde birsin sevdigim
Nazirin yok sana kiymet bulunmaz
Cevahir içinde dursun sevdigim "

gibi söyleyisleri sazli sözlü toplantilarda dile getirmis;
Sah Sultan da: "Hüma kusu gibi arsa süzüldü
Hayali gönlümde mihman oluptur"
ve
"Âsiki` den haber ver Sultanima Hasretligi kâr eyledi canima "
Biçiminde Duygularini açikça dile ve tele dökünce Kerem ile Asli örnegi yasanan bu askin hikâyesi köyün ileri gelenleri tarafindan hos karsilanmamistir.
"Yalancinin menzilinden usandim
Inanmayin çürüklerin sözüne
Sofuyum der gelir cem`e oturur
Ragbeti daima kendi özüne "

gibi iki yüzlü ve yalanci insanlarla ilgili "taslama" türündeki deyisleri nedeniyle köyün ileri gelenleri ile arasi Asiki ile olan gönül iliskisi yüzünden zaten açikken daha da açilmis ve ustasi Dervis Mehmet gibi o da önce Divriginin Anzahar (Kevendüzü) köyü`ne, oradan da Arguvan`in Bozan Köyü`ne yerlesmistir. Sanatinin en olgun dönemini Bozan Köyü`nde geçiren Sah Sultan`in;
"Güzel turnam pervaz edip gel gitme
Gidip gurbet elde bir mekan tutma
Garip kaldim beni böyle terk etme
Gel benim ellere gez kerem eyle "
gibi ustaca söyleyisleri usta mali satan asiklarin dilinde ve telinde yasamakta olan Sah Sultan 1845`de sonradan yerlestigi Bozan köyü`nde vefat etmistir.

Kaynak : Arguvan Olgusu Sayi 7


ETİKETLER : isaköyü arguvan
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
Yazarlarımız
UEFA rakipleri belli oldu
UEFA Avrupa Ligi'nde eÅŸleÅŸmeler belli oldu
Ünal Aysal 'Sakın durmayın'
Aysal, “Görüşmeleri sakın durdurmayın, kulübün Avrupa'daki imajını bo
Malatya'ya 25 bin kiÅŸilik sta
Gençlik Spor İl Müdürü Sadi Fındıklı'nın birkaç gün önce "30 bin kiÅ
Fenerbahçe'ye yardım etmeliy
Terim: G.Saraylı zor günde yardım eden insandır. Bir baÅŸkasının mutsuzluÄ
Kazım artık Aslan !
Galatasaray, Fenerbahçe ile sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Kazı
Malatya Milletvekili Veli AÄŸb
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "21. yüzyılda insanların hala evsiz, b
Malatyalı Şeker hoca istifa
Kamuoyunda ''Şeker Hoca'' olarak bilinen Malatya Şeker Camisi'nin imamı Celal
Malatya Ticaret Borsası Yıll
Malatya Ticaret Borsasının yıllara göre işlem hacmi tablosu
Strese karşı kayısı yağı
İnönü Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu Müdürü Karabulut, kayıs
Ölmeztoprak: 'Merkez ve İlç
AK Parti Malatya Milletvekili Fuat Ölmeztoprak, Merkez ve İlçelerinin 39 Dokt
ANKET
Arguvan hangi yönüyle gelişmiş bir ilçedir?
Kültürel
EÄŸitim
Türküleri
Yerleşim, alt yapı, şehirleşme
SanayileÅŸme
Tarım, hayvancılık
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu

© Copyright 2010 Haberler sondakika PHP Haber Full habergalatasarayhaber
Her hakkı saklıdır.